DeÄŸiÅŸik sebepler dolayısı ile yüksek irtifalara maruz kalan insanoÄŸlunun bu konuya ilgisi, geçmiÅŸi eski olan bir hikayedir. M.Ö. 400’lü yıllarda ilk kez Çinliler tarafından, yüksek rakımlarda seyahat eden ÅŸahıslarda ortaya çıkabilen -patolojik- pulmoner ödemle ilgili semptomlar yazılı kayıtlara geçirilmiÅŸtir. Böyle olduÄŸu halde, 1500 yıl sonrasında Charles Houston isimli bir doktor bu tabloyu ironik olarak ‘ilk kez’ tarifleyerek rapor etmiÅŸtir. Günümüzde daÄŸcılık, havacılık ve uzay ile ilgili bilimler geliÅŸtikçe, yüksek irtifalarla ilgili insan organizmasının tepki ve uyumlarını incelemek daha da önemli hale gelmiÅŸtir. Ayrıca spora yönelik hazırlanma süreçlerinde, vücudun endurans performansı için gerekli olan oksijen taşınma ve tüketiminin fazlalaÅŸtırılmasının önemi nedeniyle, yüksek irtifadaki antrenmanların deniz seviyesindeki yarışmalar öncesi kullanılması yönünde ciddi eÄŸilim olmuÅŸtur.Â
Yakın geçmiÅŸte yapılan 1968 Meksika olimpiyatlarında sporcuların ulaÅŸtığı yarışma sonuçları, rakım artışlarının spor müsabakaları veya aktiviteleri sırasında bireysel performanslara nasıl yansıdığı konusunda fikir yürütülmesine ön ayak olmuÅŸtur. 2300 rakımlı Mexico ÅŸehrindeki yarışmalarda, hız ve güç gerektiren sporlardaki baÅŸarılı sonuçların muhtemel olarak atmosfer basıncı ve rezistansındaki düşüklük ile ilgili olduÄŸu düşünülmüştür. 1 mil mesafeli ve üzerinde gerçekleÅŸtirilen dayanıklılık sporlarında ise, yine aynı koÅŸulların, bu sefer performansı negatif yönde etkilediÄŸi konusunda görüş birliÄŸine varılmıştır.Â
AÅŸağıdaki tabloda da gösterildiÄŸi gibi deniz seviyesinden yüksek rakımlara çıkıldıkça atmosferik (barometrik) basıncın ve buna paralel olarak da oksijen parsiyel basıncının azalması söz konusudur. Sonuç olarak arteryel oksijen saturasyonunun ve total oksijen konsantrasyonunun düşmesi de kaçınılmazdır.Â
Neticede bu değişimler organizmada meydana gelen ve yaşamsal anlamı olan hipoksinin temel nedenleridir. Bu bağlamda, konuyu açıklamaya çalışırken aşağıdaki soruların rehberliğini takip etmek daha anlaşılır olmayı sağlıyacaktır.
- İrtifa artışının akut fizyolojik cevapları nelerdir?
- Yüksek rakımlara uzun süreli maruz kalmanın organizmada oluşturduğu adaptasyonlar nelerdir?
- Orta seviyedeki rakımlarda endurans performansı niçin kötüleşir?
- Bu kötüleşme hangi seviyede başlar?
- Yüksek irtifada yapılan antrenmanlar, bu düzeylerdeki enduransı iyileştirebilir mi?
Tablo: Akut olarak yükseklik seviyelerindeki artışa baÄŸlı olarak organizmanın bir kısım fizyolojik parametrelerinde ortaya çıkan deÄŸiÅŸiklikler.Â
| Sınıflama | Yükseklik (m) | Atmofer Basıncı (mm/Hg) | Parsiyel Oksijen Basıncı (mm/Hg) | Alveolar Oksijen Basıncı (mm/Hg) | Arteryel Oksijen Saturasyon (%) | Arteryel Oksijen Konsant. (ml/L) |
| Deniz Seviyesi | 0 | 760 | 159 | 104 | 98 | 197 |
| Orta Seviye | 2500 | 559 | 117 | 75 | 96 | 193 |
| Yüksek Seviye | 4000 | 460 | 96 | 60 | 89 | 179 |
| Aşırı Düzeyler | 10000 | 215 | 45 | 25 | 49 | 131 |
Akut Rakım ÇalışmalarıÂ
Bu tip çalışmaları incelemeden önce aklimatize olunmadığında yüksek irtifada yaÅŸanabilecek hipoksinin meydana getirebileceÄŸi akut etkileri ÅŸunlardır.Â
3600 metrede baÅŸlayan uyku hali, tembellik, zihin ve kas yorgunluÄŸu. Bazen baÅŸ aÄŸrısı mide bulantısı ve öfori hali. 4600 metrede kas kasılması ve konvülsüyon. 6900 metre üzerinde mental yetenekler (karar verme, bellek) ve ince motor hareketlerde azalma ve koma hali. Akut serebral ödem veya akut pulmoner ödem nedeniyle ölüm.Â
Deniz seviyesinin üzerindeki seviyelerde yapılan yükseklik çalışmaları genellikle, (1) 4300 metreye kadar çıkılarak, (2) 5500 metre üzerindeki barometrik koÅŸulların saÄŸlandığı yapay yaÅŸam odalarında ve (3) Deniz seviyesinde fakat 2000 metre üzeri seviyelere eÅŸit basınçtaki gaz oranları ile gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Bu tip akut olarak irtifa artışlarına maruz kalınmada barometrik basınç düşüklüğünün ortaya çıkan patofizyolojik süreçlere hipoksi dışında bir katkısının olamadığı düşünülmektedir. GeliÅŸen fizyolojik adaptasyonların niceliÄŸi bu seviyede yapılan aktivite miktarına ve irtifanın büyüklüğüne baÄŸlıdır.Â
İstirahatteki DeÄŸiÅŸimlerÂ
Vücut artmış irtifaya ve bununla iliÅŸkili kan oksijen (O2) taşıma kapasitesindeki düşüşe maruz bırakıldığında, vantilasyon, kardiyak fonksiyon ve kan akımı dağılımında derhal deÄŸiÅŸikliÄŸe gider.Â
Solunum sistemiÂ
2000 metrenin üzerindeki parsiyel arteryel oksijen basıncı (PaO2) düşüklüğü periferik kimoreseptörleri uyayararak vantilasyonu sitimüle eder. 4300 metreki vantilasyon yaklaşık %30 artmaktadır. Bu durum renal kompansasyonun uzun sürmesi nedeniyle 2-3 gün süren respiratuar alkaloza sebep olmaktadır. Parsiyel arteryel karbondioksid basıncındaki düşme nedeniyle (PaCO2) periferik ve santral kemoreseptör uyarımı azalacağından hipoksiye baÄŸlı hipervantilasyon uzun deÄŸildir. Fakat bu son koÅŸuldan bağımsız olarak bir miktar vantilasyon artışı sabit kalır.Â
Ayrıca rakım arttıkça Parsiyel alveolar oksijen basıncı (PAO2) ile PaO2 arasındaki fark artar. Diffüzyon limitasyonunun katkısı bu farkı arttırır. 4000 metrede bu farkın yaklaşık % 50 olduÄŸu bulunmuÅŸtur. Bahsedilen limitasyon düşük ve orta dereceli irtifada HbO2 eÄŸrisini deÄŸiÅŸtirirken daha yükseklerde pulmoner ödem ve akciÄŸer malfonksiyonuna katkıda bulunur.Â
Kan ve Dolaşım sistemiÂ
Düşük rakımlarda dahi soÄŸuk havaya baÄŸlı olarak buharlaÅŸma ile ve renal diüerez sebebiyle sıvı kaybı olur. Böylece Hct ve viskozite artışına baÄŸlı olarak dolaşım hemodinamisi tehhlikeye girebilir. Ayrıca orta seviyedeki yüksekliklerden itibaren Eritropoietin (EPO) sitümülasyonunun olduÄŸu bilinmektedir. Bunun yol açabileceÄŸi polisitemik tablonun da viskoziteye katkısı olacağı kuÅŸkusuzdur. EPO sitimülasyonu için gerekli yükseklik net olarak bilinmese de geçirilen sürenin önemli olduÄŸu vurgulanmıştır. HbO2 %85 altında ise tayin edilebilir EPO için 2 saat gereklidir. Anlamlı artışlar için hipoksinin baÅŸlamasında itibaren 4 saat geçmelidir. 4300 metrede en yüksek EPO miktarı 2 gün sonra olur ve 7. günde bazal seviyelere döner. 2-3 difosfogiliserat enzimi artışının HbO2 satürasyon eÄŸrisini saÄŸa kaydırması ise orta seviyedeki rakımlarda itibaren görülebilir. Ancak tüm bunlara raÄŸmen azalmış arteryel oksijen konsantrasyonu (CaO2) O2‘nin doku diffüzyonunu azaltacaktır. Katekolaminlerdeki artışın da devreye girmesi sebebiyle periferik dirençte yükselme olurken atım volümü düşecek ve kompansasyon amacıyla gerekli VO2 için istirahat kalp hızı artacaktır.Â
Enerji metabolizmasıÂ
Bu konudaki çalışmaların sayısı az olmakla birlikte, 4300 metrede yapılan tetkiklerde karbonhidret bağımlılığı açısından bir artış tespit edilmemiÅŸtir. KaraciÄŸer ve Kas glikojen depolarının iyi korunduÄŸu ortaya konmuÅŸtur.Â
Egzersizdeki DeÄŸiÅŸimlerÂ
1000 metreye çıkana kadar VO2max düşmez. 1000-1500 rakım aralığında egzersiz toleransının azaldığı söylenmiÅŸtir. Daha yükseklere çıkıldıkça ise erkeklerde daha belirgin olmak üzere VO2max azalması fazlalaşır. Akut olarak 4300 metreye maruz bırakılmada VO2max seviyesinde %13’lük düşüş saptanmıştır. Bu durum egzersiz limitasyonunda, düşük CaO2’ye ilave olarak sınırlayıcı bir katkı olarak yorumlanmıştır. Fakat yakınlardaki bir çalışmada ise relatif VO2max, atım volümü ve maksimal kardiak debinin deniz seviyesinden farklı olmadığı söylenmiÅŸtir. Bir baÅŸkasında ise, kalp atım hızının farmakolojik deÄŸiÅŸimleri incelendiÄŸinde maksimal kalp debisini korumak amacıyla atım volümünün fazlalaÅŸtırıldığı ortaya konmuÅŸtur. Yeni bir çalışmaya göre ise CaO2 ve düşmüş glikolitik kapasite düşük VO2max ın sebebi olabilir. Tüm bunlara ilave olarak konunun tartışılan bir baÅŸka yönü ise yüksekteki düşük maksimal kalp debisinin azalmış VO2max’ın sebebi veya sonucu olabileceÄŸidir.Â
Sabit bir egzersiz iÅŸi için yapılan vantilasyon daha fazla olmakla birlikte limitasyonun toraks kaslarının yorgunluÄŸuna baÄŸlı olduÄŸu hakkında bir iÅŸaret yoktur. Tüketici tipte yapılan egzersizde vantilasyon perfüzyon oranının (VE/Q) bozulması ve diffüzyonun sınırlanması söz konusudur. Azalmış pulmoner fonksiyon SaO2 ve CaO2 yi anlamlı olarak azaltır ve kardiyo-respiratuar enduransı tehlikeye sokar.Â
Deniz seviyesine göre yüksekliklerde yapılan tüketici egzersizde kas glikojenin azalması veya kas laktat miktarının artışı gözlenmemiÅŸtir. Bu durum glikolizis için kas kapasitesinin azaldığını veya glikolizis stimülasyonunun azaldığını iÅŸaretliyor olup sebebi henüz bilinmemektedir.Â
Kronik Rakım ÇalışmalarıÂ
Bu tip çalışmaları incelemeden önce aklimatize olunmadığında yüksek irtifada yaÅŸanabilecek kronik hipoksinin patolojik etkilerini ÅŸu ÅŸekilde söyleyebiliriz. (1)Eritrosit ve Hct çok yükselir. Buna baÄŸlı olarak kanın viskozitesi artar ve oksijen taşınması azalır. (2)Pulmoner arter basıncı çok yükselir. (3) SaÄŸ kalp hipertrofi ve hiperplazisi olur. Sonrasında yetmezlik geliÅŸebilir. (4) Konjestif kalp yetmezliÄŸi ve ölüm.Â
İstirahatteki DeÄŸiÅŸimlerÂ
Organizma artmış rakım seviyeleri ile uzun süreli karşı karşıya bırakıldığında, vantilasyon, kardiyak fonksiyon ve kan akımı dağılımında, ayrıca vücut kompozisyonu ve kas yapısında bir takım deÄŸiÅŸiklikler gösterir.Â
Solunum sistemiÂ
Artmış yüksekliÄŸe maruz kalmanın ilk 2 haftası vantilasyon artmaya devam eder. Hatta bu artış kiÅŸi hiperoksik gaz solusa dahi birkaç gün durmaz. Sebebi artmış bir isokapnik hipoksik vantilatuar cevap olarak izah edilmiÅŸtir. Bu bulgular periferik kimoreseptörlerin akut durumda olduÄŸu gibi kronik maruz kalmada da önemli olduÄŸunu iÅŸaretlemektedir. Ayrıca VE/Q oranındaki bozulmanın arttığı da bildirilmiÅŸtir. Bu durum pulmoner kan dolaşımındaki artış ve pulmoner ödem ile orantılıdır.Â
Kan ve Dolaşım sistemiÂ
Kanda dolaÅŸan EPO nun yol açacağı eritropoez ile kanda matür eritrositlerin görülme süresi 7 gündür. Eritrosit miktarında anlamlı artış saÄŸlamak için yüksekliÄŸe devamlı mı, yoksa intermittan mı maruz kalınması gerektiÄŸi açık olmasa da EPO miktarındaki artış için intermittan yeterli olmaktadır. 4300 metrelik bir irtifa seviyesinde ortaya çıkan polisitemi ve hemokonsantrasyon, Hct’yi 15 günde %46 seviyelerinden %54 ve daha büyük miktarlara çıkarabilir.Â
Kas morfolojisi ve metabolizma kapasitesiÂ
YüksekliÄŸe ait adaptasyonlar üzerine erken çalışmalarda miyoglobin depoları ve kas enzimlerinin arttığı iddia edildi. Bu durumun sorgulandığı daha yakın çalışmalarda aksi olarak glikojenolitik, glikolitik ve B oksitatif enzim aktivetelerinde ve miyoglobin depolarında deÄŸil kas kitlesinin kapiller dansitesinde artma bulundu.Â
Enerji metabolizmasıÂ
4300 metre aklimatizasyondan 21 gün sonra ÅŸahısların istirahat kan glukoz seviyelerine bağımlılığı artmış bulundu. Karbonhidrat metabolizması bu derece önem kazandıysa da kas glikojen miktarında konsantrasyon azalması yoktu. Lipid metabolizması için bilgi tabanı oluÅŸturacak yeterli çalışma yoktur.Â
Vücut kompozisyonuÂ
Orta dereceden daha yüksek irtifalara çıkıldıkça, bu seviyelerde uzun süre kalma total vücut ağırlığı ve yaÄŸsız vücut kitlesinde kayıplara yol açar. Bu durum azalmış kalorik alım, artmış bazal metabolizma hızı (BMR), dehidratasyon, düşmüş gastrointestinal fonksiyon (besin absorbsiyonunda kötüleÅŸme) ile açıklanabilir. Sıvı alımı artırılmalıdır. Ayrıca kalori alımı da (340 Kcal/gün miktarına kadar) artırılırsa 21 gün süre ile 4300 metrede vücut kilosunun korunması sorun teÅŸkil etmez.Â
Egzersizdeki DeÄŸiÅŸimlerÂ
4300 metrede 15 günlük aklimatizasyon sonrası sabit bir VO2 de yapılan egzersiz esnasında vantilasyon artışı gözlenmiÅŸtir. Maksimal dakika vantilasyonu 186 litreden 205 litre çıkabilmektedir. Kronik olarak irtifaya maruz kalmaya baÄŸlı Kan O2 transportunda iyileÅŸmelere ilaveten 4300 metrede yapılan submaksimal bir egzersizde kardiak debinin ve kas kan akımının azalmış olduÄŸu ortaya konmuÅŸ, bu durum limitasyonla ilgili bir sorun teÅŸkil etmemiÅŸtir. Orta ve yüksek sevideki rakımlarda aklimatizasyon sonrasında yapılan tüketici bir egzersiz sırasında ise, maksimal kalp debisinin azalmış olduÄŸu tespit edilmiÅŸ olsa da VO2max deÄŸerinin arttığı gözlenmiÅŸtir.Â
Erken araÅŸtırmalarda 4300 metrede 14 günlük kısa süreli aklimatizasyonun VO2max deÄŸerini % 10 civarında artırdığı, ancak bu durumun 3000 metreye göre %20 daha az olduÄŸu bulunmuÅŸtur. VO2max deÄŸerindeki bu artışın hematolojik iyileÅŸmeler ile kas metabolik kapasitesinin artışına baÄŸlı olduÄŸu düşünülmektedir.Â
Ayrıca yakın senelere kullanılan yeni tip çalışmalardan biri olan yüksek rakımda akilimatizasyon ile düşük irtifada antrenman yapılması modelinde de( LHTL, Living high-2500 metre, training low-1250 metre) VO2max düzeylerinin deniz seviyesi düzeyine göre anlamlı ÅŸekilde arttığı saptanmıştır.Â